Zeigarnik Etkisi ya da Yarım Kalmışlık Sendromu

Zeigarnik Etkisi ya da Yarım Kalmışlık Sendromu, yarım kalmış veya tamamlanmamış işlerin, bitmiş işlere göre daha kolay hatırlandığını iddia eden bir teoridir. Psikolog Bluma Zeigarnik tarafından geliştirilen bu kavramın bulunmasına bir garson vesile olmuştur.

1920 yılında kalabalık bir akademisyen grubu Berlin Üniversitesi restoranına yemek yemek için giderler. Bu kalabalık gruba hizmet eden sadece bir garson vardır ve hiçbir siparişi kaydetmeden alır ve üstelik hatasız bir şekilde servis eder. Grup restorandan çıktıktan sonra, içlerinden bir psikolog restorana geri dönerek garsona bunu nasıl yaptığını sorar. Garson açık siparişleri aklında tuttuğunu fakat teslim edip işini tamamladıktan sonra aklından silerek oldukça kalabalık olan restorandaki siparişleri yönetebildiğini söyler. Garson her şeyi geçici hafızaya almakta, teslim edilenlerin üzerine yeni siparişleri yazarak bu işi yönetmektedir. Öyle ki, psikologa biraz evvel restoranda yemek yiyen grubu da hatırlamadığını söylemiştir.

Zeigarnik Etkisi

Bu durum üzerine kafa yormaya ve araştırma yapmaya devam eden Sovyet psikolog Bluma Zeigarnik, yarım kalmış işlerin beyni meşgul ettiğini, işin bitmesi ile beynin kendini meşguliyetten kurtararak rahatladığını, yaptığı çalışmalar ve deneyler ile ispatlayarak Zeigarnik Etkisi olarak anılan bilimsel çalışmasını 1927 yılında yayınlar. Sonraki yıllarda aynı bulguyu destekleyen başka bilimsel çalışmalar da yapılmıştır.

Zeigarnik Etkisinin arka planı

İşlerin yarım bırakılması, sürüncemede kalması veya sürekli ertelenmesi nasıl içimizde bir huzursuzluk, psikolojik bir baskı ve stres oluşturursa, işlerin tamamlanması da içimizde bir huzur, motive olma hali ve dopamin salgısına sebep olması nedeni ile içsel bir neşeye sebep olur. 

Yarım kalmış işler, tıpkı açık unutulan programların sayısının fazla olması nedeniyle bilgisayarın yavaşlaması gibi beyni yorar. Beyin de yoruldukça yavaşlar, yavaşladıkça hata vermeye başlar. Çağımız insanının en önemli sorunlarından biri olan stresin temelinde yarım kalmış işlerin etkisi yadsınamayacak kadar fazladır. Zira beyin kendisine yüklenen işleri yapmaya çalışırken ilginç bir algoritma ile çalışır.

Hepimizin kendi bireysel tecrübelerimizden bu duruma uygun düşen örnekler bulmakta zorlanmayacağımızı düşünüyorum. En basitinden, dizi filmlerin kasıtlı olarak hep en önemli yerinde olayı yarım bırakarak bitecek şekilde ayarlanması, bir sonraki bölümü heyecanla beklememiz içindir. Geçmişimizde içimizde ukde kalan şeyleri diğer anılara göre daha sık hatırlamamız da aslında Zeigarnik Etkisi nedeni iledir. 

Zeigarnik Etkisi her yerde

Farklı alanlardaki bazı olayları Zeigarnik Etkisi bağlamında analiz edersek karşımıza şöyle bir tablo çıkacaktır:

Psikolojik Problemler: Yaşadığımız bazı psikolojik sorun ve travmaların kökeninde geçmişte  başımıza gelen ve istediğimiz şekilde kapatamadığımız ya da bizim için yarım kalmış olaylar vardır. Örneğin, bir haksızlığa uğradığımız fakat istediğimiz cevabı ya da karşılığı veremediğimiz olaylar zihnimizde kapanmaz ve bilinçaltında bizi meşgul etmeye devam eder. Rövanşını yaşayıp istediğimiz karşılığı verinceye kadar da bu konu zihin dünyamızı, duygu ve düşüncelerimizi etkilemeye devam eder.

Sosyolojik Problemler : Zeigarnik Etkisinin sosyolojik yansımaları da psikolojik yansımalarına benzer fakat bireysel değil toplumsal ölçekte gerçekleşir. Örneğin, I. Dünya Savaşı’nda Almanların yenilmesi ve savaş sonucunda çok ağır şartlarla imzaladıkları Versay Antlaşması, Almanların II. Dünya Savaşı’nı başlatacak Nazi partisini iktidara getirmesine ve 21 yıl sonra tekrar bir dünya savaşının başlamasına sebep olmuştur. Ülkeler arasındaki ikili ihtilafların pek çoğunda işte bu geçmişten kalma iki taraftan birinin istemediği şartlarda sonuçlanan kapanmış gibi görünen fakat aslında kapanmamış dosyalar vardır.

Benzer analizleri daha pek çok alanda yapmak mümkündür. Böyle bir gerçeği değiştiremeyeceğimize göre, önemli olan onu yönetmek ve bize fayda sağlayacak şekilde kullanmak olmalıdır. Örneğin, şu konularda kullanımı mümkün olabilir.

Stres Yönetimi : İşleri yarım bırakmayın. Kendinize ve yönettiğiniz ekibe yarım kalmaya mahkum, amaçsız ve sonuçsuz görevler vermeyin. Şartların değişmesi nedeni ile önemi azalmış, bu nedenle takibi yapılmayan, insanların üzerinde bir görev olarak duran fakat fiili olarak yapılmayan işleri sonlandırarak insanları rahatlatın. Yapılıyormuş gibi davranmayın.

Yarım Kalmışlık Sendromu, hayatın pek çok alanında mevcuttur.

Hedef Yönetimi : Birşeyin akılda kalmasını ve insanların sürekli hatırlamasını istiyorsanız, o işi resmi olarak bitirmeyin. Açık kalmasını sağlayın. Bunun tarihsel olarak en güzel örneği Türk tarihinde önemli bir yeri olan Kızılelma ülküsüdür. Kızılelma Türk tarihinde yaklaştıkça uzaklaşan bir ülküdür. Tam olarak neresi olduğu açıklanmamış ve sürekli yeni fetihler için gerekli heyecanı diri tutmuştur.

Öğrenme Yöntemi : Hatırlamak zorunda olduğumuz konuları çalışın fakat çalışmayı bitirdiğiniz hissini değil kesintiye uğrama hissi uyandıracak şekilde konuyu park edin. O konu ile ilgili yapılmak zorunda olan son bir iş aklınızda olsun.


© Copyright 2019 Ayhan Gökner 

Bu sitedeki yazılar telif hakkına tabi olup, ancak kaynak gösterilmek ve bağlantı (link) verilmek kaydı ile kısmen alıntılanabilir.


Bu yazıyı okuyanlar genellikle şu yazıları da okudular:

İleri okuma için öneriler

  1. The Zeigarnik Effect. The Secret weapon Used By The Best Direct Marketers

 562 toplam,  1 bugün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir